|
|
Bursa'yı Unutmayın Diye
Önerdiklerim |
|
Ben aslında, insanların hedef gösterilmiş bir
adresi ziyaret etmeleri yerine; yaşama hazlarını
geliştirmelerini, kendi yaşam stillerini inşa ederek
bireyselleşmelerini ve kendi zevk, beğeni ve seçiciliklerini
yaşama aktarmalarını arzu ederdim. Bu elbette çok boyutlu,
uzun ve karmaşık bir yol. Ama dar alanda kısa paslar attığım
bu sayfalarda, en azından kentimize konuk olan insanlara ve
başka kentlerden gelerek dört yıl süreyle öğrencimiz olan
gençlere Bursa’nın tadına bakabilmeleri için, benim
damağımda da iz bırakmış olan birkaç deneyimimi paylaşmak
istiyorum.
Bursa, sosyo-kültürel etkinlikler yönünden,
yaşamın dolu dolu teneffüs edilebildiği bir kent. Bu yüzden
her şeyden önce, yerel medyadan ve kent portallarından
sinema, tiyatro, konser, panel ve konferans gibi her gün
değişen etkinlikleri izlemenizi önererek başlamak istiyorum.
Çünkü kişisel listemde, her kentte yapılabilecek ve zaten
düzenli yapılması gereken bu gibi etkinliklere yer vermek
istemiyorum. Benim önerilerim daha çok, yapmak için Bursa’da
olmanın gerektiği ya da ancak Bursa’nın içine nüfuz ederek
yapılabilecek etkinlikler. Hele ki yapmadan önce küçük bir
okuma ve inceleme zahmetiyle bilinçli ve donanımlı
yapılırsa, tadından yenmeyecek etkinlikler. Elbette kaç
etkinlik olacağını ve bu sayının nedenini artık biliyorsunuz
(Biri ötekinden daha önemli ve değerli olmadığı için
abecesel sırayla yazıyorum). Haydi, iyi yolculuklar! |
-
“Temiz bir yerde denize gireyim ama çok da uzak olmasın”
diyorsanız, Karacabey Boğazı’na ve özellikle de boğazın
Yeniköy ve Malkara gibi mevkilerine gidip havlunuzu
serin. Ben olsam bir parça daha gidip Kapıdağ
yarımadasını tercih ederdim. Ama unutmayın ki burası
Bursa değil, bir başka vatan toprağı olan Balıkesir
olur.
-
Alerjiniz yoksa ve inançlarınız engel teşkil
etmiyorsa, kışın en yaban olduğu günlerde telesiyejler
ile Fatin Tepe ve dolayındaki barlara çıkıp, kor ateşin
dibinde kar fırtınasını izlerken sıcak şarap için.
Gerekirse alkolsüz herhangi bir sıcak içecek ile ya da
hiçbir şey içmeden de olsa, orada bulunup bu deneyimi
yaşayın.
-
Arkeoloji ve Eski Eserler alanındaki müzeleri
gezeceğinizi biliyorum. Ama siz Kent müzesi (Heykel),
Otomobil Müzesi (Umurbey Mh.), Kıyafet Müzesi
(Muradiye), Celal Bayar Müzesi (Umurbey Beldesi),
Hacivat-Karagöz (Çekirge) gibi tematik müzeleri de ihmal
etmeyin.
-
Artık varolmayan Bursa-Mudanya Demiryolu’nun
tarihi hakkında bilgi sahibi olun ve ondan sonra Merinos
Parkı’nın alt caddesinde yer alan eski Demiryolu
İstasyonu’na uğrayarak, temsilî vagonda öğle yemeği
yiyin.
-
Bir burjuva sporu olduğu martavalına kulak asmayın.
Kaymak, insanın doğasında vardır. Leğen, merdiven,
naylon torba ve en iyi ihtimalle kızak deneyimlerinizi
anımsayarak cesaretinizi toplayın ve Uludağ kayak
merkezine (Oteller Bölgesi) gidin. Sıkı giyinmişseniz,
gerisi malzeme kiralamaya bakar. Zamanınız varsa, cüzi
bir ücretle ayakta durmayı öğrenecek kadar ders de
alabilirsiniz. Ama ben yine şunu sormak isterim: Ayakta
duramasan ne olur ki? Git kardeşim, yaşa o anı. Öyle ya
da böyle!
-
Bir günü ortadan ikiye bölüp yarısını Hayvanat
Bahçesi diğer yarısını da hemen onun yanında yer alan
Botanik Park’ta geçirin. Botanik Park’ı gezerken
bisiklet kiralamayı ihmal etmeyin.
-
Bir gününüzü Setbaşı mevkiinde geçirin. Irgandı
köprüsündeki el sanatçılarıyla tanışıp, Mahfel’de gelen
geçenleri izlerken düşüncelere dalın.
-
Birkaç kankanızla Arap Şükrü sokağında çilingir
sofrası kurun. Geç vakitte şarkılar söyleyerek evinize
dönün ve etrafınıza zarar vermeden, kimseyi rahatsız
etmeden sızıp kalın. “Meyhane ortamını sevmem, daha
Batılı bir mekân yok mu?” diye sorarsanız, Çekirge
yakasına uzanıp giden Stadyum caddesi kıyısındaki bar ve
restaurantları öneririm. Fakat dürüst olun ki sonuçta
yaptığınız şey aynı olacaktır.
-
Bu sayfalarda işletme adı zikretmekten genelde kaçınsam
da Bursa tarihine mâl olduğu için “Bursa’ya
hizmettir” düşüncesiyle Mahkeme Fırını’nı öneririm.
Heykel’in arka sokaklarındaki bu fırını bulun, tatlı ve
tuzlulardan oluşan bir hamur işi aranjmanını
kesekâğıdına doldurun ve özenle hazırlanmış bu aranjmanı
Uludağ Gazozu eşliğinde mideye indirmek için, Tophane
yamaçlarındaki çay bahçelerine oturun. “Hamur işi
bana ters” diyenlerdenseniz, o zaman bunun daha
diyetetik versiyonu olan simit-ayran ikilisini öneririm.
Tabi Abdal Fırını’ndan alınmış bir simit olursa.
-
Bursa’da biraz uzun soluklu kalacaksanız, Yerel
Gündem 21 ve benzeri toplumsal girişimlere destek verin;
kendi kimliği, özgün bir kültürü ve bir arada yaşama
hukuku gelişmiş çağdaş bir kent için verilen mücadelenin
parçası olun. Böylece, bir işe yaramasanız bile,
işkembeden atarak acımasızca eleştirmemeyi ve bir kenti
değerlendirme ölçütlerini öğrenmiş olursunuz. Farkında
olmak çözüm yolunun yarısını kat etmiş olmaktır!
-
Canınız bir kent meydanında kentin sosyo-kültürel
kimliğini okumak isterse, tarihi Büyükşehir Belediyesi
binasını ziyaret edin. Bir soluklanıp çay içtikten
sonra, buradaki yetkililerden ticaret yapılan değil de
kesişme, buluşma, bütünleşme, kucaklaşma ve bir potada
erime işlevi gören, uzun lafın kısası adı değil de
kendisi meydan olan bir yer tarif etmelerini rica edin.
-
Canınız et-mangal çekerse, tesis dekorasyonuna
aldanmış boş önerileri bir yana bırakıp Barakfaki
minibüslerine atlayın. Bulabildiğiniz en külüstür
et-mangalcıya girip yapılabilecek en özensiz servis
altında “sadece et” yiyin.
-
Canınız sıkıldıkça, Hisar’dan Setbaşı’na uzanıp giden
tarihi yürüyüş yolunda kent yürüyüşlerine çıkın. Eli
işte gözü oynaşta olanları görmezlikten
gelebiliyorsanız, Tophane yamaçlarından Bursa seyriyle
iniş yapın. Kaldı ki ağaç dallarının kardan eğildiği bir
döneme denk geldiyseniz, bu inişi her ne pahasına olursa
olsun yapın.
-
Çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından
düzenlenen ve en çok bir günlük harçlığınıza mal olacak
doğa yürüyüşlerine katılın. Özellikle de Uludağ’ın
Kuzey, Güney, Doğu ve Batı yönlerindeki birkaç rotayı
kat edip bölgenin endemik zenginliğinin farkına varın.
-
Demirtaş Baraj Gölü’nde düzenlenen uçurtma şenliğine
gidin. Ya da pardon gitmeyin. Katılın. Elalemin
teknoloji harikası uçurtmalarını ezik bir biçimde
izlemek yerine, gazete kâğıdından yaptığınız
uçurtmanızla gurur duyun.
-
Dingin, huzurlu ve halen popülerleşmemiş bir
yerde iki soluklanmak ve demli bir çay içmek isterseniz
ara sıra Pınarbaşı Parkı’na gidin.
-
Doğal öğeler korunarak hizmete sunulmuş Yıldırım Kent
Ormanı, Atatürk Kent Ormanı, Sukay Park, Nilüfer Vadisi,
Merinos, Temenyeri ve Kaplıkaya gibi çeşitli parkların
her birinde en az bir kez diliniz bir karış dışarı
çıkıncaya kadar spor yapın.
-
Dünya gözüyle İnkaya Çınarı’nda köy kahvaltısı
yapın. Yapın ki gözünüz açık gitmesin.
-
En az bir midibüs dolduracak kadar bir topluluk
oluşturup Kemalpaşa ilçesindeki Su Uçtu Şelalesi’ne
gidin. Günü orada geçirin. Nasıl mı? Her şeyi de benden
beklemeyin, biraz yaratıcılığınızı kullanın.
-
Fırsat buldukça yakın çevredeki köyleri gezip,
fırsat bulamadıkça kent merkezindeki Köylü Pazarı’ndan
alışveriş yapın.
-
Fotoğraf makinenizi yanınıza almayı unutmayıp
Cumalıkızık’ın yolunu tutun. Mümkünse bir ilkbahar
sabahı olmasına da dikkat edin ki güzel bir köy
kahvaltısı yapabilin.
-
Fuar ve Kongre Merkezi’nin yıllık programını
edinerek, ilgi alanınız olsun ya da olmasın tüm fuarları
izlemeye çalışın. Unutmayın, fuarların en temel ürünü,
stantlarda sergilenen objeler değil; onları düşleyen,
düşünen, tasarlayan ve geliştiren insan düşüncesinin
geldiği noktadır.
-
Gemlik’ten Armutlu’ya kadar karadan bir yarımada turu
yapın. Kendi aracınız varsa, Narlı Köyü’nde duraklayıp
köy kahvesinde denize nazır bir çay yudumlayın.
-
Gölyazı’da yürüyerek yarımada turu atın.
-
Günlerden 29 Ekim ise kimseye söz vermeyin ve başka bir
plan yapmayın. Aklınız kurtarıcınıza ihanet etmeyecek
ölçüde halen başınızda duruyorsa, Nilüfer Belediye’sinin
katkılarıyla Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’nda
gerçekleştirilen Cumhuriyet Yürüyüşü’ne katılın. Katılın
ki biz özgür ve bağımsız yaşayabilelim diye
Dumlupınar’dan İzmir’e 550 km koşarak kendi
yaşamlarından vazgeçmiş kahramanların kemikleri
sızlamasın.
-
Gürsu’da yamaç paraşütü yapanları izleyin.
Denemek isterseniz, tamamen kendi tercihiniz olduğunu
unutmayın. Sonuçta sıfır risk diyemem ve bu sayfalarda
“riski” bir öneri olarak sunamam.
-
Güzelyalı’da sandal kiralayıp oltayla balık avlamaya
çalışın. Olursa ne alâ. Olmazsa, dönüşte 5–10 liraya
balık-ekmek ve fırın helva yersiniz.
-
Hangi mevsim olduğuna bakmaksızın Oylat’a gidin.
Varışa az bir mesafe kala araçtan inip Oylat Mağarası’na
girin. Büyülenmiş bir biçimde günışığına geri
döndüğünüzde, kendinize gelebilmek için Oylat deresini
keserek ilerleyen küçük kanyon parkurunda yürüyüş yapın.
Ve, ve.. Elbette acıkacaksınız. Köylü pazarının oraya
gidip kafanıza göre takılın. Ama ben olsam, dönüş
yolundaki alabalık işletmelerini tercih ederdim.
-
Hanlar bölgesini mesken tutun. Her birinin kimliğini,
otantikliğini ve bugüne değin taşıdıkları anıları
yaşamınıza bir zenginlik olarak katın. Tarihsel dokuya
zarar veren gözü dönmüş, hırslı ve yıkıcı işletmelere
tanık olursanız en azından kınayın.
-
Havanın yağışlı, sisli, puslu olduğunu bir günü
kovalayın, denk getirdiğiniz anda İznik’e kalkan
otobüslerin sağ taraftaki koltuklarında yerinizi alın.
Sol tarafta yer alan İznik Gölü’nü zaten yeterince
göreceksiniz, sağda oturun ki küçük ve şirin köyleri
ıskalamayın. Peki ne öneriyorum? İznik küçük bir yer,
gittiğinizde neler yapacağınız kendiliğinden
şekillenecektir. Çiniciler çarşısını, tarihi surları ve
arkeoloji müzesini gezmeyi ihmal etmeden yapabileceğiniz
her şeyi yapın.
-
Havuzbaşında bir mangal yapmadıkları kalan, kalabalık
akrobatik gruplarla karşılaşmamak için hafta sonu
olmamasına özen göstererek, banyo gereksiniminizi yılda
birkaç kez tarihi Bursa kaplıcalarında giderin. Ya da
önerime kulak asmayıp, bir Pazar günü umumi kaplıcalara
gidin ve yaşamınızın kalan bölümünde yeraltı suları ve
volkanik oluşumlardan nefret edip sonsuza kadar
yıkanmamayı düstur edinin.
-
İzin verirlerse -ki uygar bir iletişim yoluyla
rica edilirse verirler- Karacabey Harası’nı gezin. Ama
buradan ne kazanacağınız anlamak için, önce hara
kavramını, haraların tarihini ve Türkiye’de kurulmuş
benzeri tesislerin varlık nedenlerini bir parça okuyun.
Bu arada, dönüşte Uluabat fırınlarından taş fırın ekmeği
almayı unutmayın.
-
Kurşunlu’da Roma dondurmasının tadına bakıp, ayrılmadan
önce karanlık çökene kadar gün batımını izleyin.
-
Lapa lapa kar yağışına ya da bir adım öteye
geçip bir tipiye denk getirip mangalınızın ayaklarını
karlı zemine saplayın. Sonra mı? Kendinizi tipinin
yarattığı tanecik bulutuyla mangalınızdan yayılan
dumanın kucaklaşmasını izlemeye bırakıp anın tadını
çıkarın. Nerede peki? Uludağ denilen uçsuz bucaksızlığın
herhangi bir noktasında. Tabi ki atık bırakmadan ve
çevreye zarar vermeden.
-
Maraton ya da Teksas tribününde Bursaspor-Beşiktaş maçı
izleyin.
-
Müzik kültürünüze uysun ya da uymasın en az bir
kez Bursa Senfoni Orkestrası’nı izleyin. Kulağınız ve
beyninizde oluşan doyumun farkına varabilirseniz, Cuma
günleri UÜ Fethiye Kültür Merkezi’nin müdavimleri
arasına katılın. Orkestra’nın repertuarındaki başka
yapıtları da içinize çekmek için.
-
Orhaneli’ye git. Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü?
filminden kalan film platosunu gez, Orhaneli Parkı’na
konuşlan. Gerisi sana kalmış.
-
Oruçlu ya da inançlı olun ya da olmayın,
“Kültürel mirasımızdır ihmale gelmez” diyerek,
binasıyla, mimarî dekorasyonuyla, fasıl ekibiyle
hazırlanmış bizi bekleyen bir Ramazan sofrasına katılın.
Kastettiğim, siyasi şov yapan bazı iftar çadırları
değil. Biraz paraya kıyarak kelli felli bir işletmeye
gitmenizi öneriyorum.
-
Öğleden sonra Mudanya’dan Trilye’ye geçin. Öğle yemeğini
sahilde damak tadınıza göre halledin. Tercihiniz balık
olacaksa, meze olarak karides güveci unutmayın.
Yediklerinizi sindirmek için çıktığınız yürüyüşte,
metruk ve kaderine terk edilmiş kiliseleri ve Taş
Mektep’i hatmedip günü körfeze hakim durumdaki Çamlı
Kahve’de tamamlayın.
-
Önceden okumalar yaparak, aralarındaki bağı
kurarak, inşa edildikleri dönemde neyi temsil
ettiklerini ve nasıl bir toplumsal işlev gördüklerini
sorgulayarak evliyalar kenti (!) Bursa’nın yüzde yüz
insan mirası camilerini, türbelerini, eski tekke ve
dergâhlarını, Kapalıçarşı bölümlerini gezin.
-
Seçici davranarak, her yıl düzenlenen Bursa
Festivali’nden yararlanın.
-
Şimdilerde “süper lise” olsalar da bir
zamanların Kız ve Erkek Liseleri olan iki güzide okulun
pilav günlerine katılın.
-
Tahtakale semtinde bulunan Eski Eserler Kütüphanesi’ne
gidin, eserlerden hiçbiri ilginizi çekmez ise en azından
dersinizi orada çalışın, sınavlarınıza orada hazırlanın.
-
Teleferik ve Telesiyej kombinasyonuyla
Çobankaya’ya ulaşıp, oradan yürüyerek Bakacak mevkiine
gidin ve uzun uzun Bursa seyrine dalın.
-
Yakın çevredeki ilçe ve köylerin geleneksel ve tematik
festival ve panayır tarihlerini öğrenin. Fırsat
bulursanız hiçbirini kaçırmayın. Sonuçta yılda bir kez.
Bir şey kaybetmiş olmazsınız.
-
Yaz aylarına denk gelmişseniz, Kaptan ya da Reis
adını taşıyan teknelerle Körfez turuna çıkın. Ama ben
daha çok, vaktiniz varsa, İstanbul Büyükada’ya gidenleri
öneririm. Elbette hoparlörlere yakın oturmamanız ve
gürültü kirliliğinden başka bir özelliği olmayan berbat
müzikleri duymazdan gelmeniz koşuluyla… Ama sonuçta zevk
sizin zevkiniz.
-
Yeni yeni parklar yapıldı diye ilk göz ağrımız
Kültürpark’ı ihmal etmeyin. Küçük yürüyüşleriniz ve
sıcak sohbetleriniz için, burayı her mevsim uğrak
yeriniz yapın.
-
Yeniceabat Köyü yolundaki çiftlik&restaurant
özellikli tesis de küçük bir ücret ödeyerek bir iki tur
ata binin.
-
Yine fotoğraf makinenizi kapıp sabah sabah soluğu
Mudanya’da alın. Halitpaşa Mahallesi’nde eski evleri
karelerinizle ölümsüzleştirdikten sonra, Mütareke
Müzesi’ne uğrayın. Müzede, duruma göre ya gururla
başınızı dik tutun ya da yaşamda durduğunuz yanlış
yerleri yeni yeni fark etmeye başlamışsanız mahçubiyetle
ahşap zemine doğru eğin.
-
Yine tercihan bir İlkbahar günü ve mümkünse
lodoslu günlerin ardından beliren bir duruluk içinde
Saitabat Şelalesi’ne gidin. Çevreyi keşfetmekten
yorulduğunuzda kadın imeceleriyle kurulmuş olan
gözlemecilere uğrayın.
|
|
Önerdiğim
Kitaplar |
.jpg) |
|
Her kitap bir
başka yaşam deneyimi, her kitap birinin yerine onun yaşamını
da sürme fırsatı ve her kitap yaşama açılmış biricik ve
eşsiz bir pencere iken; bu çiçek tarlasının içinden
birkaçını kopartarak aranjman yapmak hiç kolay olmadı.
Seçmediklerim karşısında mahçup hissettim kendimi adeta. Ama
bir yandan da “Gerekiyorsa insanları hapsedin ama
kitabı özgür bırakın” düşüncesine bağlı bir okur
olarak, seçmediklerimi azat etmiş oldum sanki.
Koparmadıklarımı, insanlığın kolektif listesine armağan
ettim bir bakıma. Kopardıklarım mı? Onlar daha
çok, beni tatlı uykumdan uyandırarak huzurumu bozan,
acımasız gerçekliği burnuma sokarak mutluluk denizimi
kurutan, görmemi istenenler yerine görmem gerekenlere yelken
açmamı sağlayan ve beşeriyetin kutsal elmasını ısırmama yol
açan sinsi çiçekler. Popüler bir ifadeyle zehirli
sarmaşıklarla sarmalanmış vahşi orkidelerden oluşan bir
aranjman sunuyorum size. Şimdiden geçmiş olsun!
|
-
Althusser,
Louis, İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları
-
Amin, Samir,
Avrupamerkezcilik
-
Arsel, İlhan,
Şeriat ve Kadın
-
Atatürk,
Mustafa Kemal, Söylev
-
Aydemir, Ş.
Süreyya, Toprak Uyanırsa
-
Bach,
Richard, Martı
-
Baudrillard,
Jean, Tüketim Toplumu
-
Baykurt,
Fakir, Köygöçüren
-
Cahun, Leon,
Asya Tarihine Giriş
-
Camus,
Albert – Koestler, Arthur, Ölüm Cezası Üstüne Düşünceler
-
Camus, Albert,
Sisifos Söyleni
-
Camus,
Albert, Yabancı
-
Chomsky, Noam,
Medya Gerçeği
-
Duby,
George, Ortaçağ İnsanları ve Kültürü
-
Dursun, Turan,
Din Bu
-
Engels,
Friedrich, Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni
-
Flaubert,
Gustave, Madame Bovary
-
Foucault,
Michel, Deliliğin Tarihi
-
Foucault,
Michel, Hapishanenin Doğuşu
-
Fournier,
Alain, Koca Meaulnes
-
Habermas,
Jurgen, İdeoloji Olarak Teknik ve Bilim
-
Hikmet,
Nazım, Kuvayi Milliye
-
Hobsbawm, Eric
J., Milletler ve Milliyetçilik
-
Hugo,
Victor, Notre-Dame’ın Kamburu
-
Hugo, Victor,
Sefiller
|
-
İlhan,
Atilla, Kurtlar Sofrası
-
Kafka, Franz,
Dönüşüm
-
Kant,
Immnuel, Pratik Aklın Eleştirisi
-
Kemal, Orhan,
Yağmur Yüklü Bulutlar
-
Kemal,
Yaşar, Ağrıdağı Efsanesi
-
Kılıçbay,
Mehmet Ali, Benim Polemiklerim
-
Kılıçbay,
Mehmet Ali, Cumhuriyet ya da Birey Olmak
-
Le Goff,
Jacques, Ortaçağda Entelektüeller
-
MacFarlane,
Alan, Kapitalizm Kültürü
-
Machiavelli,
Niccolo, Hükümdar
-
Marx, Karl,
Din Üzerine
-
Montaigne,
Denemeler
-
Özakman,
Turgut, Şu Çılgın Türkler
-
Proust, Marcel,
Yitik Zamanın Peşinde
-
Rand, Ayn,
Hayatın Kaynağı
-
Rousseau,
J.J., Toplum Sözleşmesi
-
Russell,
Bertrand, Din ile Bilim
-
Sartre, Jean
Paul, Denemeler
-
Saussure,
Ferdinan de, Genel Dilbilim Dersleri
-
Stendhal,
Kırmızı ve Siyah
-
Thomson,
George, Tarih Öncesi Ege I, II
-
Tunaya T.
Zafer, Siyasal Kurumlar ve Anayasa Hukuku
-
Watzlawick,
Paul, Mutsuzluk Kılavuzu
-
Voltaire,
Candide ya da İyimserlik Üzerine
-
Von Ditfurth,
Hoimar, Dinozorların Sessiz Gecesi
|
.jpg) |
Önerdiğim
Filmler |
|
Bu site, Türkçeye özenli ve
duyarlı bir anlayış içinde hazırlanmıştır. Bununla birlikte,
yabancı filmler son kullanıcıya çok farklı adlarla
çevrilerek ulaştığından ve dahası bu çevirilerin de çoğu
satış kaygısı nedeniyle uydurma bir nitelik taşıdığından,
bir karışıklığa meydan vermemek amacıyla yabancı filmlerin
özgün adları listelenmiştir. |
|
Türk Filmleri |
-
Acı
Hayat, Yön.: Orhan Aksoy
-
Açlık,
Yön.: Bilge Olgaç
-
Ağır
Roman, Yön: Mustafa Altıoklar
-
Aile
Şerefi, Yön: Orhan
Aksoy
-
Arabesk,
Yön: Ertem Eğilmez
-
Babam ve
Oğlum, Yön: Çağan
Irmak
-
Balalayka, Yön: Ali Özgentürk
-
Banker
Bilo, Yön: Ertem
Eğilmez
-
Bekçi,
Yön.: Ali Özgentürk
-
Berdel,
Yön: Atıf Yılmaz
-
Beynelmilel, Yön: S. Süreyya Önder
-
Bir Aşk
Uğruna, Yön: Tunca
Yönder
-
Bizim
Aile, Yön: Ergin Orbey
-
Boş Beşik,
Yön: Orhan Elmas
-
Cumhuriyet, Yön: Ziya Öztan
-
Davaro,
Yön: Kartal Tibet
-
Dondurmam Gaymak, Yön: Yücel Aksu
-
Duvara
Karşı, Yön:
Fatih Akın
-
Eşkıya,
Yön: Yavuz Turgul
-
Gelin,
Yön: Ö. Lütfi Akad
-
Güle
Güle, Yön: Zeki Ökten
-
Hababam
Sınıfı,
Yön: Ertem Eğilmez
-
Hayallerim, Aşkım ve Sen, Yön: Atıf Yılmaz
-
Her Şey
Çok Güzel Olacak, Yön:
Ömer Vargı
-
Hokkabaz,
Yön: Ali Taner Baltacı
-
Karagöz ile
Hacivat Neden Öldürüldü, Yön.: Ezel Akay
|
-
Keşanlı Ali
Destanı, Yön.: Atıf Yılmaz
-
Kuma, Yön.:
Atıf Yılmaz
-
Kutsal
Damacana, Yön.: Kamil Aydın
-
Maden, Yön.:
Yavuz Özkan
-
Muhsin Bey,
Yön.: Yavuz Turgul
-
Mustafa
Hakkında Her Şey, Yön.: Çağan Irmak
-
Neşeli
Günler, Yön.: Orhan Aksoy
-
Organize İşler,
Yön.: Yılmaz Erdoğan
-
Osmanlı
Cumhuriyeti, Yön.: Gani Müjde
-
Propaganda,
Yön.: Sinan Çetin
-
Sarı
Mercedes, Yön.: Tunç Okan
-
Selamsız
Bandosu, Yön.: Nesli Çölgeçen
-
Selvi Boylum
Al Yazmalım, Yön.: Atıf Yılmaz
-
Sürü, Yön.:
Zeki Ökten
-
Şekerpare,
Yön.: Atıf Yılmaz
-
Tosun Paşa,
Yön.: Kartal Tibet
-
Uçurtmayı
Vurmasınlar, Yön.: Tunç Başaran
-
Utanç, Yön.:
Atıf Yılmaz
-
Uzak, Yön.:
Nuri Bilge Ceylan
-
Vesikalı Yârim,
Yön.: Ö. Lütfi Akad
-
Vizontele,
Yön.: Yılmaz Erdoğan
-
Yol, Yön.:
Yılmaz Güney
-
Zübük, Yön.:
Kartal Tibet
-
Züğürt Ağa,
Yön.: Nesli Çölgeçen
|
|
Yabancı Filmler |
-
A Feew
Good Men, Yön: Rob Reiner
-
Amistad,
Yön:
Steven Spielberg
-
Braveheart,
Yön: Mel Gibson
-
Catch Me
İf You Can, Yön: Steven Spielberg
-
Charlie’s
Chocolate Factory, Yön: Tim Burton
-
Clocwork
Orange, Yön: Stanley Kubrick
-
Cold
Mountain, Yön: Anthony Minghella
-
Dances
with Wolves, Yön: Kevin Costner
-
Dead Poets
Society, Yön: Peter Weir
-
Devil’s
Advocate, Yön: Taylor Hackford
-
Escape
from Alcatraz, Yön: Don Siegel
-
Eternal
Sunshine of The Spotless, Yön: Michel Gondry
-
Fight Club,
Yön: David Fincher
-
Forrest
Gump, Yön: Robert Zemeckis
-
Ghost, Yön.: Jerry Zucker
-
Goodfellas,
Yön: Martin Scorsese
-
Green
Mile, Yön: Frank Darabont
-
Hannibal,
Yön: Ridley Scott
-
Hearts
in Atlantis, Yön: Scott Hicks
-
Heat,
Yön: Michael Mann
-
Hero, Yön: Zhang Yimou
-
I’m Legend,
Yön: Francis Lawrence
-
Intersection, Yön: Mark Ryedell
-
John Q,
Yön: Nick Cassavetes
-
Lorenzo’s Oil, Yön: George Miller
|
-
Mad City,
Yön: Costa Gavras
-
Men of Honor,
Yön: George Tilmen
-
Patch Adams,
Yön: Tom Shadyac
-
Perfume,
Yön: Tom Tykwer
-
Philadelphia,
Yön: Jonathan Demme
-
Rain Man,
Yön: Barry Levinson
-
Red Dragon,
Yön: Brett Ratner
-
Remains of
The Day, Yön: James Ivory
-
Reservoir Dogs,
Yön: Quentin Tarantino
-
Robots,
Yön:
-
Roxanne, Yön:
Fred Schepisi
-
Saving
Private Ryan, Yön: Steven Spielberg
-
Schindler's
List, Yön: Steven Spielberg
-
The Cider
House Rules,
Yön: Lasse
Hallström
-
The Edge, Yön:
Lee Tamahori
-
The Good The
Bad The Ugly, Yön.: Sergio leone
-
The Matrix, Yön.: Andy & Lary Wachowski
-
The Postman,
Yön.: Kevin
Costner
-
The
Shawshank Redemption, Yön.: Frank Darabont
-
The Silence of
the Lambs,
Yön.: Jonathan Demme
-
The Truman
Show,
Yön: Peter Weir
-
The Usual
Suspects,
Yön.: Bryan Singer
-
Titanic, Yön.: James Cameron
-
Vita è Bella,
Yön.:
Roberto Benigni
-
We’re no
Angels, Yön.: Neil Jordan
|
|
Önerdiğim
Müzisyenler |
.jpg) |
|
Aşağıdaki
listeye bakarak rock, pop ya da new-age dışında bir müzik
türü dinlemediğim düşünülmesin. Elbette, içinde sanat, bilgi
ve emek olduğu sürece başka türler de dinliyorum. Ancak,
örneğin klasik Batı müziği, jazz ya da blues gibi diğer
türleri listelendirmenin, bu müzik türlerinin doğası gereği
doğru olmadıklarını, böyle zorlamalı bir çabanın bu türleri
popülarize etmek anlamına geleceğini düşündüm. Peki ya
aşağıdaki liste? Eh onlar zaten popüler müzik başlığı
altında yer alıyorlar ve yapılması gerektiği yapılmışlarsa
elbette popüler müzik de bir müzik türüdür. İşin doğrusu
listemdeki yabancı örnekler bu niteliği hak ederek
taşıyorlar. Ancak kulağınız Batı müziğinin çok sesliliğine
bir kez alışmaya görsün; Türk müziğindeki popüler örnekler
içinde 50’lik bir liste oluşturmak, yeniden bir topluluk
kurup müzik yapmak kadar zor görünüyor. Nitekim ben
yapamadım. Bu listede yer almayı hak edecek düzeyde
olanlardan özür dilerim. Ama dinlediğim ve tanıdığım sesler
arasında aklıma yalnızca 15 örnek geldi. Beni haksız
görüyorsanız, o zaman siz de kendi sitenizi yapıp
müzikseverleri bir an önce aydınlatın. |
|
Yabancı Müzisyenler |
Türk Müzisyenler |
-
Abba
-
AC/DC
-
Animals
-
Apocalyptica
-
Bangles
-
Barclay
James Harvest
-
Beach Boys
-
Bon Jovi
-
Boney M
-
Bruce
Springsteen
-
Celine
Dion
-
Cranberries
-
Danny
Elfman
-
Def
Leppard
-
Dido
-
Dire
Straits
-
Dolly
Parton
-
Eagles
-
Edith Piaf
-
Ennio
Morricone
-
Evanescence
-
Gipsy
Kings
-
Guns’ N
Roses
-
Iron
Maiden
-
Jacques
Brel
|
-
James
Blunt
-
Joan Baez
-
Joe
Dassin
-
John
Williams
-
Johnny
Cash
-
Kansas
-
Kenny
Rogers
-
John
Powell
-
Mamas &
Papas
-
Michael
Jackson
-
Metallica
-
Michel
Sardou
-
Mireille
Mathieu
-
Moody
Blues
-
Paul
Simon & Garfunkell
-
Phill
Collins
-
Pink
Floyd
-
Queen
-
Rainbow
-
R.E.M.
-
Roxette
-
Tom Petty
-
Tracy
Chapman
-
UFO
-
Yanni
|
-
Bulutsuzluk Özlemi
-
Cem Karaca
-
Düş Sokağı Sakinleri
-
Erkin Koray
-
Hardal
-
Işığın Yansıması
-
İlhan İrem
-
Kargo
-
Kesmeşeker
-
Kramp
-
Kurtalan Ekspres
-
Mavi Sakal
-
Moğollar
-
Teoman
-
Üç Hürel
|
.jpg) |
Önerdiğim
Lezzetler |
|
Biliyorum bu liste de çok eksik ve ülkemizin mutfak
zenginliğini yansıtmaktan çok uzak. Birincisi, bir gün gelip
de böyle bir site yapma bilinciyle yaşamadığım için geçmişte
tadına bakmış olduğum tüm yöresel yemekleri anımsayamadım.
İkincisi, liste daha çok, yağ ve şeker odaklı oldukları için
lezzet bombası niteliğini taşıyan kebaplar ve tatlılardan
oluşuyor ki bu durum diyet yapanların ya da vejetaryenlerin
pek hoşuna gitmeyecektir. Üçüncüsü, listede yer alan
lezzetler Ege, Akdeniz, Marmara ve biraz da İç Anadolu
mutfağı ile sınırlı ki yaşım şimdilik bu kadarıyla tanışmama
olanak tanıdı. Afiyet olsun! |
|
Tuzlular |
Tatlılar |
-
Akhisar
Köftesi, Manisa-Akhisar (Ramiz)
-
Çiğ Börek,
Eskişehir (Bulvar)
-
Çine Köftesi,
Aydın-Çine (Köfteci Dede)
-
Çöp Şiş,
Antalya (Özaydın Ortaklar)
-
Gözleme,
Antalya-Kumluca (Olympos Yörükevi)
-
Güveç,
İzmir-Urla (Beğendik)
-
İnegöl
Köftesi, Bursa-İnegöl (Besler)
-
İskender
Kebabı, Bursa (Uludağ Kebapçısı)
-
Kadınbudu
Köfte, Balıkesir-Edremit (Cumhuriyet)
-
Kalamar
Tava, İstanbul – Büyükada (Milto)
-
Kol Böreği,
Bursa (Börekçi Şevket)
-
Köy
Kahvaltısı, İzmir-Yaka Köy (Asmalı Kahvaltı)
-
Köy
Kahvaltısı, Muğla-Marmaris (Çınar)
-
Mantı,
Kayseri (Kaşık)
-
Ödemiş
Köftesi, İzmir-Ödemiş (Hurşit’in Yeri)
-
Papaz
Yahnisi, İzmir-Çeşme (İmren)
-
Patlıcanlı
Börek, Afyon (İkbal)
-
Pideli
Köfte, Bursa (Küçük Saray)
-
Pizza, Bursa
(Paradise)
-
Su Böreği,
Bursa (Aslı Börek)
-
Sultan
Kebabı, İzmir-Şirince Köyü (Sultan)
-
Süzme
Yoğurt, Antalya-Korkuteli
-
Tahinli
Piyaz, Antalya (Sanayi Sitesi Özdoyum)
-
Tandır,
Çanakkale-Yenice (Muharrem)
-
Tantuni,
Mersin (Özkan)
-
Tekirdağ
Köftesi, Tekirdağ (Özcanlar)
-
Tire Köftesi,
İzmir-Tire (Hacıoğlu)
-
Yaprak
Döner, Bursa (Şark Yaprak)
|
-
Badem
Ezmesi, Edirne (Ezmecioğlu)
-
Bademli
İncir, Muğla-Datça
-
Baklava,
Bursa (Hacı Hasanoğlu)
-
Depme
Helvası, Bolu-Mudurnu (Yarışkaşı Konağı)
-
Dondurma,
İstanbul-Bostancı (Yaşar Usta)
-
Güllaç,
Isparta – Yalvaç (Gündoğan İkbal)
-
Hatay
Künefesi, İstanbul (Ekol)
-
Höşmerim,
Balıkesir (Enişte)
-
Karadutlu
Lor Tatlısı, İzmir-Tire (Kaplan Dağ)
-
Kaymaklı
Ekmek Kadayıfı, Afyon (Nur)
-
Kemalpaşa
Tatlısı, Bursa-Kemalpaşa (Dink)
-
Kestane Balı,
Balıkesir-Ayvalık (Şeytan Adası)
-
Kestane
Şekeri, Bursa (Kafkas)
-
Kuru Tatlısı,
Ankara-Beypazarı (Yöremiz)
-
Meyveli
Şarap, İzmir-Şirince Köyü
-
Peynir
Helvası, Çanakkale (Babalık)
-
Peynir
Helvası, Tekirdağ (Tekirdağ)
-
Sakızlı
Dondurma, Balıkesir-Ayvalık (Cunda)
-
Süt
Helvası, Bursa (Hacıbey)
-
Tahinli Pide,
Bursa-Güzelyalı (Hamdi Ustanın Fırını)
-
Yanık Sütlü
Dondurma, Antalya (Akdeniz)
-
Zeytin
Tatlısı, Balıkesir-Ayvalık
|
|
|